8 numaraların oyun stillerinin hesaplamalı analizi

Son zamanlarda futbol tartışmalarında en fazla konuşulan konulardan bir tanesi günümüz futbolunda orta sahanın önemiyle ilgili. Bugün elbette tüm oyuncuların, hangi mevkide olurlarsa olsunlar hem defansif hem de ofansif görevleri var. Fakat yine de, orta saha bu açıdan diğer pozisyonlardan biraz ayrılıyor. Orta sahada görev yapan futbolculardan her geçen yıl daha fazla oyunun hem defansif hem de ofansif kurgusuna katkı yapmaları bekleniyor. Bunu az çok her orta saha oyuncusu için söyleyebiliriz. Ama özellikle 8 numara olarak adlandırılan “merkez” pozisyonda görev yapan futbolcular için hem ofansif hem de defansif özelliklere sahip olmak giderek daha fazla önem kazanıyor.

Merkez orta saha oyuncuları arasında bu özellikler açısından elbette farkılıklar var. Kimisi takımın atak organizasyonlarında daha etkili, kimisinin ise defansif yönü daha kuvvetli. Benim bu analizde merak ettiğim temel soru şu: “Acaba veriler bize bu açıdan ne söylüyor?” Daha net olarak ifade etmek gerekirse, acaba sadece veriler üzerinden 8 numaralar için bir “stil analizi” yapmak mümkün müdür? Öyleyse, aslında kaç farklı çeşit 8 numara oyuncusundan bahsedebiliriz? Dahası, oyuncuların bu farklı stiller açısından ne ölçüde başarılı olduklarını karşılaştırmalı olarak ortaya koyabilir miyiz?

Bu soruların basit cevabı evet. Sağ ve sol bekler için daha önceden yapılmış bir çalışmadan esinlenerek1, burada 8 numara oyuncuları için yaptığım bir “Temel Bileşenler Analizinin” (TBA) sonuçlarını paylaşacağım. Bunun için Wyscout verilerini kullandığım toplam 3856 merkez orta saha oyuncusunu analize dahil ettim. Veriler 2018 – 2019 sezonundan. Yani analiz bu yılın en güncel verilerini içeriyor. (Verilerin pozisyon sınıflandırılmasındaki katkıları için Alper Çaltık’a teşekkür ediyorum).

TBA özünde çok sayıdaki değişken içinde birbirleriyle ilişkili olanların tespit edilip, bunların daha az sayıdaki “temel bileşenlere” indirgenmesine dayanan bir analiz tekniğidir. Örneğin, bir futbolcunun hücum ile ilgili istatistiklerinin birbiriyle yakından ilişkili olmasını bekleyebiliriz. TBA bize tam olarak bu değişkenlerin hangileri olduğunu ve bu değişkenlerin “hücum” bileşenine ne ölçüde katkı yaptığını söyleyebilen bir analizdir. Bu açıdan futbol analitiği içerisinde oldukça önemli bir rol oynayabileceği söylenebilir. Bu analizle ilgili bir diğer önemli nokta da (örneğin burada yapacağımız stil analizi açısından) bu stillerin aslında ne olduğunu bize yine TBA’nın kendisinin söylüyor oluşudur. Bu durum veri analistinin rolünün tamamen sıfırlanması demek değildir. Aşağıda daha detaylı değineceğim üzere, hem hangi değişkenlerin analize sokulacağı konusu hem de TBA sonuçlarının yorumlanması meselesi elbette analistin işidir. Ama analiz öncesinde analistin herhangi bir kategorizasyon oluşturmaması ve bu açıdan tamamen analiz sonuçlarını yorumlaması TBA’nın önemli bir unsurudur. Bu şekilde, analiz sonucu ortaya çıkan kategorizasyonun gerçek durumla ne ölçüde uyuştuğu ve bağlam içerisinde ne ölçüde anlamlı olduğu gibi soruların objektif bir değerlendirilmesi yapılabilmektedir.

Analize Wyscout veri setindeki şu değişkenleri dahil ettik:

  • Kazanılan defansif mücadele oranı
  • Kazanılan hava mücadelesi oranı
  • Başarılı müdahale oranı
  • Top kapma sayısı (90 dak ort)
  • Başarılı hücum aksiyonu
  • Şut sayısı (90 dak ort)
  • Orta sayısı (90 dak ort)
  • Dripling sayısı (90 dak ort)
  • Cezasahası içinde topla buluşma (90 dak ort)
  • İleriye dönük paslar ( 90 dak ort)
  • Üçüncü bölge pasları (90 dak ort)
  • Ara paslar (90 dak ort)

Değişken seçiminde önemli olan birkaç hususa kısaca değinmek istiyorum. Öncelikle, gol sayısı, asist sayısı, gol beklentisi ve asist beklentisi gibi direkt sonuç odaklı değişkenleri analize dahil etmedim. Bunların yerine bir orta saha oyuncusunun oyun stiliyle yakından ilgili olduğunu düşündüğüm değişkenleri kullandım. Top kapma sayısı, şut sayısı, orta sayısı gibi değişkenler için değerler hep 90 dakika ortalamaları üzerinden analize dahil edildi.

Yukarıda bahsettiğim gibi TBA esas olarak birbiriyle yakından ilişkili olan değişkenleri temel bileşenler altında toplayan bir analiz. Bu şekilde analizde kullandığımız değişkenleri birbirinden bağımsız ve daha az sayıda olan temel boyutlara indirgiyor. Fakat bu analizde sonucun her zaman kendi bağlamı içerisinde anlamlı olması gerekmiyor. Kısacası analiz sonucu bize her zaman anlamlı bir hikaye vermeyebiliyor. Birbiriyle alakalı değişkenler aynı bileşende toplandıysa ve biz bu bileşenlere ilgili bağlam içerisinde anlamlı bir isim verebiliyorsak analizin başarılı olduğunu söyleyebiliriz.

Çok teknik detaya girmeden aşağıda analiz sonuçlarını paylaşmak istiyorum. “Scree plot” diagramına göre bu analizde “3lü” bir bileşen yapısından hareket etmek makul gözüküyor. Analiz sonucu belirlenen bu 3 faktör verideki toplam varyasyonun %60’ını açıklıyor (y-ekseni).

Bu üç temel bileşene analizdeki değişkenlerin “yaptıkları katkılar” şu şekilde:

Sonuçlardan görüldüğü üzere, ilk bileşende (PC1) hücumla ilgili değişkenlerin yaptıkları katkılar (faktör yükleri) nispeten yüksek. Dolayısıyla bu ilk bileşene “hücum” bileşeni diyebiliriz. (Faktör yüklerinin negatif olması bu açıdan önemli değil. Önemli olan yüklerin mutlak değerlerinin büyük olması). İkinci bileşende ise pasla ilgili değişkenler kuvvetli. Bu bileşene bu yüzden pas bileşeni diyebiliriz. Üçüncü bileşen ise daha çok defansif özellikler ile ilgili değişkenleri içeriyor.

Dolayısıyla analizin bize merkez orta saha oyuncuları için 3 temel boyut ya da 3 temel “stil” verdiğini söyleyebiliriz: hücum özellikleri, pas özellikleri ve defansif özellikler. Başka bir ifadeyle, analiz bize bir merkez orta saha oyuncusunun temelde bu üç farklı boyut açısından değerlendirilmesi gerektiğini söylemektedir.

TBA’nın bir başka güzel özelliği, bu analize dayanarak bir futbolcunun her 3 boyuttaki durumunu diğer futbolcularla karşılaştırmalı olarak görebilmemizde yatıyor. Burada önemli olan nokta, bu analiz orta saha oyuncularını basitçe hücumcular, pasçılar ve defansçılar olarak sınıflandırmıyor. Çok daha faydalı bir şekilde, biz bu analiz sonucu bir oyuncunun her 3 boyuttaki durumunu ayrı ayrı görebiliyoruz. Örneğin, iyi bir 8 numara tüm boyutlar açısından sıralamada yüksek bir durumda olabilir.

Bir örnek vermek için veri setinden rastgele iki oyuncu seçip, her 3 farklı boyut açısından tüm oyuncular arasındaki yüzdelik sıralamalarına baktım. Seçilen oyuncular Branco van den Boomen (23, FC Eindhoven) ve Ruben Neves (21, Wolverhampton Wanderers FC). Oyuncuların her üç stildeki yüzdelik sıralamaları aşağıdaki tabloda bulabilirsiniz:



Fig 1: Radar Grafiği

Dolayısıyla, Temel Bileşenler Analizi’ni yaptıktan sonra bu değerleri veri setindeki her oyuncu için hesaplamak ve farklı oyuncuları bu açıdan karşılaştırmak mümkün. Peki bu niçin önemli?

Yukarıda referans verdiğimiz çalışmada da bahsedildiği gibi, bu sonuçlar hem takımların kendi futbolcularının hem de rakip takım oyuncularının özelliklerinin analizi açısından önemli. Analiz bu açıdan takımlara verilere dayalı objektif bir değerlendirme yapma imkanı sunuyor. Ayrıca bu analiz sonuçları takımlara transfer listesi hazırlarken kullanabilecekleri güçlü bir metrik sağlıyor. Son olarak bu analiz, takımların oyun stili analiziyle birlikte düşünüldüğünde, hangi oyuncunun hangi takımda daha verimli olabileceği ve daha büyük bir eksikliği kapatabileceği konusunda da yine önemli bir analiz aracı olma özelliğini taşıyor. Kulüplerin veri analizi ekiplerinin TBA ve benzeri veri analitiği araçlarını kullanmaları ellerindeki mevcut veriden alabilecekleri performansı ve dolayısıyla doğru karar verme yetkinliklerini arttıracaktır.

1 bkz. https://careyanalytics.wordpress.com/2018/02/22/quantifying-player-profiles-the-evolution-of-the-full-back/

Leave a Reply

Your email address will not be published. Required fields are marked *