FIFA U-20 Dünya Kupası açılış gününün ardından

Dünyadan bütün futbolseverlerin geleceğin yıldız adaylarını izlemek adına ekran başına geçtiği, iki yılda bir düzenlenen FIFA U-20 Dünya Kupası geldi de çattı. Messi, Agüero, Pogba gibi yıldız oyuncuların ter döktükleri bu turnuvanın bu seneki ev sahipliğini Polonya üstleniyor. Lafı fazla uzatmadan dilerseniz şampiyonaya katılan takımlar ve grupları sizlerle paylaşalım.

Görüldüğü üzere Brezilya, İngiltere, İspanya, Hollanda, Almanya gibi takımlar şampiyonada oynamaya hak kazanamadılar. Açıkçası bu turnuvayı ilgi çekici yapan hususlardan birinin de katılan takımların çeşitliliği ve keşfedilmeyi bekleyen daha nice oyuncunun bu sayede kendilerini vitrinde gösterebilmeleri olduğunu düşünüyorum.

Öyleyse dün oynanan maçların skorlarına ve takımların değerlendirmelerine geçelim.

Tahiti 0 – 3 Senegal

Senegal – Bilal Çetinkaya:

Senegal yine klasik bir Youssouph Dabo oyunu ile kağıt üzerinde 4-2-3-1 gibi gözüktüler ama hocayı diğer bu seviyedeki meslektaşlarından ayıran özelliği ve en iyi yaptığı şey olan oyunu oyun için okuyup ona göre şekil almada fark yarattı. Oyun çoğu zaman 4-4-2’ye döndü, Badji ve yanına destek forveti olarak Amadou Ciss geçti, zaman zaman Niane ve Sagna kanat değiştirdi. Lopy ve Diagne asimetrik olarak sahaya dizildiler, kısaca Dabo hoca 4-2-3-1 mantığına dayalı esnek oyununu bu turnuvaya da taşıdı. Hatta zaman zaman oyun 4-2-4’e ve Ciss’in merkeze gelmesi ile 4-3-3’e bile kaydığı zamanlar oldu.

Tahiti’nin topla çıkmaya çalıştığı zaman rakip yarı sahada kalabalık bekleyip orta alan direncini düşünmediği zamanlar oldu bazen de Tahiti’nin hücum setine yerleşmesine izin verip kalabalık bir savunma ile karşıladı. Tahiti’nin beklerinin arkada bıraktığı boşlukları iyi değerlendirdi Senegal.

Öne çıkan isimlerden bahsedecek olursak tabikiş maçın yıldızı 3 gol atan maçta dinamik olarak sağ ve sol kanat oynayan Amadou Sagna oldu. Sagna aslında AFCON U20 2019’da çok iyi bir turnuva geçirmese de bu turnuvaya harika başladı. Yine iyi maç geçirenler arasında Dion Lopy, Badji, Ciss, Niane, Alpha Dionkou ve özellikle Moussa Ndiaye’yi sayabiliriz. Ndiaye sol stoper olarak topu ayağına alıp oyun kurulumunda takıma şekil veren isim oldu.

Tahiti – Alper Çaltık:

Okyanusya U-19 Şampiyonası’ndaki oyunu ile Yeni Zellanda karşısında belki de kazanmayı hak eden taraf olan Tahiti, ikinci olarak bu turnuvaya gelmişti. Mütevazı bir ada ülkesi olan Tahiti’nin kadrosuna baktığımızda orta sahada takımın belki de her şeyi olan kaptan Roonui Tehau ve savunmanın sol tarafının lokomotifi Mauri Heitaa dikkat çekiyordu. Bunun yanında Fransa’da Toulouse altyapısında oynayan Bremond ile Teumere de neden Fransa’da oynadıklarını göstermek istiyorlardı.

Nitekim maça geçtiğimizde de bu saydığım oyunculardan üçünün takım adına belki de tek varlık gösteren oyuncular olduğundan söz edebiliriz. Senegal karşısında cesur bir hareket ile geriden pas oyunuyla hücuma yerleşmeyi tercih eden ada takımı, Morgant’ın stoperlerin arasına düşüp top alışı ile Bremond’un 2. bölgede teknik kapasitesini kullanarak sıkça rakiplerini topla geçişine şahit olduk. Tehau ise bireysel form düşüklüğü yaşayan takım arkadaşlarına ayak uydurarak beklenen performansı gösteremedi.

Belki de Tahiti adına asıl konuşulması gereken nokta savunma idi zira maçın henüz 10. saniyesinde kalelerinde golü görerek U-20 Dünya Kupası tarihinin en erken golünü yediler. Maç boyunca da oyunu iyi okuyan Senegal, 10 üzerinden 0 performans gösteren Heitaa ile Liparo’nun arkasını çok iyi işlediler ve her seferinde kanatlara atılan uzun toplarla pozisyona girdiler. Kalede Pito ve savunmada Teumere’nin bireysel meziyeti olmasa daha farklı bitebilecek bir maçtı.

Önümüzdeki maçlar adına eğer Tahiti bek rotasyonunu değiştirir ve kanat oyuncularından daha iyi verim alacağı bir oyuna geçerse önde etkisiz kalan Kaspard’ı da oyuna dahil ederek rakiplerine daha ciddi zorluklar yaşatabilirler.

Maçın özet görüntülerine buradan ulaşabilirsiniz:
https://www.youtube.com/watch?v=ffC1FoErlQg&feature=onebox

Meksika 1 – 2 İtalya

Meksika – Tunahan Okur:

Maç başlar başlamaz sahada birbirini tanımayan 11 oyuncu göreceğimizi kesinlikle düşünmüyordum. İnanılması güç de olsa, izlediğim şeyi başka şekilde açıklamam mümkün değil. Meksika’ nın üçlü savunma düzenini, oyuncuların yeterince benimseyemediğini görmemiz zor olmadı. Sık sık kademe hataları yapan ve ceza sahası önünde çarpışan Meksikalı oyuncuları görmek benim açımdan fazlasıyla şaşırtıcıydı. Burada Oswaldo Leon’ a bir parantez açmam gerektiğini düşünüyorum. Diğer arkadaşlarına nazaran daha kendinden emin ve soğukkanlı görünen oyuncu savunmada sık sık doğru hamleler yaptı. İkinci yarıda Figueroa’ nın oyuna girmesiyle dörtlü savunma düzenine dönüldü ve takım ciddi anlamda rahatladı.

Maç esnasında Meksika’ nın yakaladığı tehlikelerin çoğunda Macias’ ın orta alana dek gelerek verdiği katkıyı görmezden gelmemek gerekir. Eskiden çok sık yapmadığı bu tarz işleri Macias’ ın bu maçta zaman zaman denemesi hem kendisi hem de Meksika adına umut vericiydi. Lainez’ e de değinmek gerekir. 15-16 yaşlarından itibaren takip etme şansı bulduğum ve Meksika’ nın son dönemde en büyük umut kapısı olan bu oyuncunun saha içi ihtiyaçları, pek karşılanmamış gibi görünüyordu. Dar alanda kısa paslarla kendine boşluk yaratan ve bu boşluklardan içe kat eden Lainez’ e tüm oyuncuların uzak kalması maalesef onun etkisiz görünmesine neden oldu. Gelecek süreçte Meksika’ nın neler yapacağı saha içi kadar, teknik direktörünün de performansına bağlı.

İtalya – Fidel Öztürk:

İtalya takım olarak çok agresif bir yapıda. Oyuncuların birçoğu ikili mücadeleden ve topa ayağını sokmaktan kaçınmıyor. Kaptan Pinamonti ve Scamacca’dan oluşan forvet hattı daha şimdiden çok değerli olsa da Meksika karşısında çok etkili olamadılar. Asıl mevkiinde oynamayıp, maça orta sahada başlayan, Roma’nın sezon başında rotasyona dahil edip, devre arasında Cagliari’ye kiraladığı Luca Pellegrini ve Serie B’de Foggia’nın değişmez isimlerinden Luca Ranieri’nin sol bek yerine sol stoperde iyi bir maç çıkardığını söylemek mümkün. Orta sahada ise Esposito ve Gabbia, Frattesi’nin harika oyununa eşlik etti. Son olarak oyunu geriden pasla kuran İtalya takımında, üçlü savunmanın merkezinde olan Del Prato, oyun kurulumunda ve savunma arkası atılan topları kesmekle büyük rol oynadı.

Maçın özet görüntülerine buradan ulaşabilirsiniz:
https://www.youtube.com/watch?v=WxoFkuLm2xc

Japonya 1 – 1 Ekvador

Japonya – Fidel Öztürk:

Japonya’da maç boyu öne çıkan tek bir isim olmamakla beraber takım olarak çok iyi bir maç çıkardıklarını söylemek mümkün. Genel olarak topun arkasında iyi duran, kazanılan toplarla hızlı çıkmayı hedefleyip, Kyosuke Tagawa’nın yetenekleriyle puan almayı hedefleyen bir Japonya takımı vardı sahada. Oyunu geriden kurarken sadece Saito’nun ayağına bakmaları Japonya adına maçta sıkıntı yarattı. Defans hattında Sugawara, orta sahada mücadele anlamında Goke öne çıkan isimlerdi. Takımda en çok dikkat edilmesi gereken isim kesinlikle Tagawa.

Ekvador – Tunahan Okur:

Sudamericano Sub-20’ nin şampiyonu sıfatıyla turnuvaya gelen Ekvador’ un en büyük özelliği oyuncularının yıllardır bir arada oynama alışkanlıklarının olması. Alt yaş grubu milli takımlarından beri birlikte olan genç Latinler, Japonya karşısında da özellikle başlangıçta baskılı bir oyun sergilediler. Jhon Espinoza ve Porozo ne kadar kaliteli kumaşa sahip olduklarını bir kez daha kanıtlamış oldular. Japonya’ nın orta sahadaki dinamizmini aşmakta zorlanan Ekvador yine de ilk maçında umut verdi. Ön alanda yaptığı koşularla Campana da yine arkadaşlarına alan açmayı başardı. Atılan şutlarsa Japonya’ lı kalecinin sık sık kurtarışlarıyla yıldızlaşmasını sağladı.

Maçın özet görüntülerine buradan ulaşabilirsiniz:
https://www.youtube.com/watch?v=VIZDw4NiQUw

Polonya 0 – 2 Kolombiya

Polonya – Efe Akgül:

Maçın ilk 20 dakikası haricinde Kolombiya’nın ne sertliğine ne de oyununa ayak uyduramadı ev sahibi. Yıldizlari Walukiewicz in önce inanılmaz hatayla golü yedirmesi sonra da sakatlanıp çıkmasıyla Polonya hiç varlık gösteremedi. İkinci yarıda birkaç tehlike yaratmayı başarmış olsalar da Kolombiya defansı bas etmesini bildi. Son dakikada yedikleri golü saymazsak Polonya açısından en ayakta kalabilen isim olan kalecileri Majecki’yi takımının en iyisi seçiyorum

Kolombiya – Tunahan Okur:

Gerçeği söylemek gerekirse Kolombiya’ ya dair beklentilerim çok da yüksek değildi. 3 – 4 ay önce izlediğim takımla, Dünya Kupasında izlediğim takım arasında çok önemli bir fark var. Bu da takımın birbirini tanıması ve bu bilinçle gösterdikleri güzel oyundu. Tabi tanımaktan kastım oyuncuların birbirlerine olan uyumlarını engelleyen etkenlerin zımparalanmış olması. Özellikle takımın yaratıcılık noktasında en öne çıkan oyuncusu olan Ivan Angulo’ ya alan açmaları Kolombiya’ nın yaptığı en iyi iş oldu. Bu noktada gözden kaçırmamak gereken bir diğer şey ise Jaime Alvarado’ nun yaşına nazaran ortaya koyduğu olgun oyunu oldu. Takımda her şeye rağmen göze çarpan eksikliklerden biri ise savunma setlerinin oluşumunda yaşanan bazı kopukluklardı. Kolombiya, geçmiş aylara nazaran kendini geliştirmiş ve gelecek adına umut vaadeden yapısını sürdürürse önemli bir takım olacak.

Maçın özet görüntülerine buradan ulaşabilirsiniz:
https://www.youtube.com/watch?v=uUZ_DOms5ts

İlk gün maçlarının ardından oluşan puan tablosu şu şekilde:


Günün fikstürüne ise buradan ulaşabilirsiniz:

Leave a Reply

Your email address will not be published. Required fields are marked *