Futbol nasıl bir profesyonel gibi izlenir?

Bana kimin oynadığını, ne zaman olduğunu veya nasıl sonuçlandığını söylemenize gerek yok. Bu bilgiler olmadan, izlediğiniz son futbol maçıyla ilgili çok önemli bir şeyi hala biliyorum: Ne olduğunu bilmiyorsunuz.  

Elbette, kimin gol attığını, kimin çok sayıda pas verdiğini, hangi defans oyuncularının hata yaptığını ve bir kalecinin kaç kurtarış yaptığını biliyor olabilirsiniz, ancak oyuna buğulu bir mercekten bakıyorsunuz. Her Premier League maçı için Stats Perform şirketi yaklaşık beş milyon veri noktası kaydetmekte. Geçen gün Liverpool-Burnley karşılaşmasını izlediniz mi? Evet mi? Meydana gelen beş milyon farklı şeyi hatırlıyor musunuz? Hiç sanmıyorum.  

Tek bir maçta meydana gelen tüm mikro olayları hatırlamanın tamamen imkansızlığının ötesinde, bu olayları bir tür değer oluşturucu aracılığıyla yorumlama sorunu var. Tüm farklı alanlardan yüksek güçlü algoritmalar, ayrıntılı fiziksel takip verileri ve parlak beyinler hala bir futbol sahasında neyin gerçekten önemli olduğunu anlamaya çalışıyorlarsa, kesinlikle kimin iyi ve kimin kötü oynadığına dair doğru bir resme sahip olmayı bekleyemiyorum. Sonuçta, her bir oyuncunun yaptığı her şeyi hatırlayamıyorum- ve yapabilsem bile, bunların ne kadar değerli olduğunu bile bilmiyorum.  

Diğer bir deyişle, futbol izlemek gerçekten zor. Ama Eric Laurie gibi biri bunu yapmak zorunda. Laurie, Ole Gunnar Solskjaer’in Manchester United’daki görevi için ayrılmadan önce çalıştırmış olan Norveç kulübü Molde’de analisttir. Molde, 2019’daki lig şampiyonluğu da dahil olmak üzere son dört sezonun her birinde Norveç’te sezonu ilk ikide tamamladı. Laurie, 2014’ten beri kulüpte ve şu anda bir dizi rolde hizmet veriyor: akademi performans analizi sorumlusu, A takımın analist asistanı ve 17 yaş altı takım için bir yardımcı koç.  

Laurie, futbolu sizden daha iyi izleyebildiği için para alıyor ve sık sık açık görüşlü,  jargonsuz analizlerini Twitter’da paylaşıyor:

Ona futbolu nasıl izleyip analiz ettiğini konuşmak ve oyunları farklı bir bakış açısından değerlendirerek, oyunlarda yapılan hatalar için yeni taktikler geliştirebilme konusunda bizlere bir tavsiyesi olup olmadığını öğrenmek için ulaştım. 

New England Patriots ve Philadelphia Eagles ile Super Bowls’u kazanmış bir savunma oyuncusu olan Chris Long ile yapılan bir röportajı dinlediğimi hatırlıyorum. Maçta neler olduğunu gerçekten anlaması için bir oyunu iki veya üç kez izlemesi gerektiğini söylemişti – üstelik bunlar kendi oynadığı maçlar. Sizce bir maçı ilk izlediğinizde ne kadar çok şeyi gözden kaçırdığınızı düşünüyorsunuz? Ve bir futbol analisti olarak bir maçı izlerken, genellikle kaç kez üzerinden geçersiniz?  

İlk soruya verdiği yanıt çok dürüst ve basitti: “Çok fazla”. Aslında bir maçı oldukça çeşitli şekillerde izleyebileceğimi düşünürsek, soru biraz konunun ana fikrine uzak diyebiliriz. Örneğin, saha kenarından antrenörlük yapabilir, kamera odasından analiz yapabilir veya koltuğumda oturarak izleyebilirim. Bir maçı ne şekilde izlediğim, maçı analiz etme biçimimi büyük oranda etkileyecektir.  

Bir maçta analiz edebileceğiniz pozisyonların ve olayların sayısı sonsuzdur, bu yüzden kesinlikle ilk bakışta fark edilemeyen çok fazla durum olabilir. Örnek vermem gerekirse, gerçekten bir maçın herhangi bir saniyesinin fotoğrafını çekebilirsiniz ve yorumladığınız pozisyon ister olumlu ister daha iyi yapılabilecek bir şey olsun, bu kare için belirtmek isteyebileceğiniz birden fazla şey olabilir. Yalnızca sahadaki 22 oyuncuyla ve 90 dakika içerisinde, tüm bunları yapmayı denemek ve fark edebilmek mümkün değildir. 

Mesleğim açısından bir maçı tekrar izleme sayım; o hafta içindeki maçlar arasındaki zamana, maçtan ne elde etmek istediğimize, maç için odak noktamızın ne olduğuna veya bunun gibi daha birçok farklı faktöre bağlı olarak değişkenlik gösterebiliyor. Ama genellikle üç kez, diyebilirim. Yani bir maçı önce canlı, ardından tekrarını izlerim ve son olarak da muhtemelen maç sonrası paylaşılacak olan bir videoda neyin paylaşılıp neyin paylaşılmaması gerektiğine dair nihai kararımı vermek için son kez tekrar izlerim. 

Maç izlerken genellikle neye dikkat edersiniz? Topu takip ediyor musunuz, yoksa savunma şekillerine mi odaklanıyorsunuz? Ya da topsuz koşulara mı? 

İlk soruya benzer şekilde, maçın içeriği de bu soruya olan cevabımı kesinlikle etkileyecektir. Canlı bir maç sırasında eğer yedek kulübesinde izliyorsam, genellikle bir antrenör kadrosuyla çalışırım. Bu da farklı şeyleri yakalamayı ve odağı daraltmayı biraz daha kolaylaştırır. Yani sadece karşı takımın savunma ve hücum şekillerine odaklanarak analiz edebilmeme yardımcı olabilir. Bu da maçı, karşı takımın bize zorluk çıkaran herhangi bir şey yapıp yapmadığına veya potansiyel olarak yararlanabileceğimiz bir pozisyon oluşturup oluşturmadığına göre değerlendirebileceğim anlamına geliyor. Aynı düşünce süreci ve analiz etme yaklaşımı, karşı takımın kalitesine ve maçın durumuna veya o an yanımda kimin olduğuna bağlı olarak oyunun herhangi bir aşamasında kullanılabilir. Yine, eğer bir maçı kendi koltuğumda oturarak izliyorsam, maça olan ilgi düzeyime bağlı olarak topu daha fazla takip etme eğiliminde olabilirim.   

Ayrıca hafta sonları profesyonel maçları tekrar izleyerek epey zaman harcıyorum, bu durumlarda oynayan takımlara bağlı olarak genellikle maçta aradığım spesifik bir özellik olabiliyor. Son zamanlarda, topa hâkim olma şekilleri ve pozisyonlarını nasıl kullandıklarına, bunlar aracılığıyla yarattıkları alanlardan nasıl faydalandıklarına odaklanarak, birçok Manchester City maçını izledim. Aynı şekilde, savunma şekline ve yaptıkları karşı ataklara ayrıca odaklanarak bazı RB Salzburg maçlarını da izledim. 

Eğer bir maçta neler olup bittiğini gerçekten anlamaya çalışmak ve analiz etmek istiyorsanız veya eğilimleri, oyun tarzlarını ve potansiyel olarak bunların nelerden kaynaklanabileceğini fark edebilmek istiyorsanız, o zaman kesinlikle kendinizi topun dışında olan olayları da anlayıp analiz etmeye yönelik eğitmelisiniz. 

Önceden planlanmış bir taktik stratejisi ile her bir oyuncunun verdiği anlık kararlara dayalı olarak oyunun rastgele akışını ayırt etmek ne kadar zor?   

Bu bir bakıma son soruyla bağlantılı. Eğer yalnızca topa ve o anda topun kimde olduğuna odaklandıysanız, o zaman olası bir taktik stratejisi ile oyuncunun belirli bir andaki bireysel kararlarını ayırt etmek çok zor olacaktır. Maçın genel durumu, genellikle takımların nasıl organize olduğuna ve topun etrafında olup bitenlere de dikkat ettiğinizde ortaya çıkar. Oyuncular topa sahip oldukları anda, genellikle topla ne yapabileceklerine dair birkaç farklı karar alırlar.  Dolayısıyla, yalnızca bu belirli kararları izliyorsanız, zaman zaman oyunun akışı biraz rastgele gibi görünebilir. Ancak topun dışında olup bitenleri de izliyorsanız, mevcut olan diğer çeşitli seçenekleri de fark edebilir ve daha sonra benzer bir durumda aynı seçeneklerin tekrar ortaya çıktığını görebilirsiniz. 

Bir takımın neyi başarmaya çalıştığını daha iyi anlamak için maç boyunca bakabileceğiniz belirli pozisyonlar var mı? Bir takımın beklerinin konumlandırılmasının size takımın ne kadar agresif olmak istediğine dair bir fikir verebileceğini düşünürsek, aradığınız belirli göstergeler var mıdır? 

Bence teoride herhangi bir pozisyonu izleyebilir ve karşı takımın ne yapmaya çalıştığına dair bir fikir edinebilirsiniz. Merkez orta saha oyuncularının hem top hakimiyeti esnasında hem de topsuz alanlardaki hareketlerinin, rakibin taktik stratejisi hakkında iyi bir fikir verebileceğini düşünüyorum. Takımların top hakimiyeti sürelerini ele alırsak, artık sık sık, oyun kurma ve ilerleme sırasında savunma hattına giren merkez orta saha oyuncuları görüyoruz.  Bu, merkezi defans oyuncuları arasında olabileceği gibi bir merkezi defans oyuncusu ve diğer bir defans oyuncusu arasında da olabilir. Bu da bize genellikle hızlı bir şekilde uzun toplar ile sahanın diğer ucuna kadar ulaşmak yerine, geriden oyun kurmak isteyen bir takımı gösterecektir. Topsuz alanlarda, merkez orta saha oyuncuları, oyun kurmada karşı takımın merkez orta sahasına adam adama markaj veya daha çok alan markajı yapıyor olabilir. Bu aynı zamanda kendi ekibinizin top hakimiyeti aşamasına nasıl yaklaşabileceğini görebilmeniz için bir fikir oluşturabilir. Karşı takım pozisyon korumaya daha fazla odaklanırsa, hâkim olunabilecek yeni bir orta alan yaratmaya çalışmalı mıyız? Veya oyun kurma pozisyonumuzda merkezdeki oyuncuları markaja alıyorlarsa, o zaman hâkim olunacak yeni alanlar yaratabilmek için bazı yeni taktikler deneyebiliriz. 

Golleri, asistleri ve havalı top sürmeleri değerlendirmenin ötesinde futbol izlemede “daha iyi” olmak isteyen, ortalama bir taraftar için herhangi bir tavsiyeniz var mı?  Belki de ara paslar, topu ceza sahasına sürme gibi bazı özel eylemlere de hakim olmak için topun dışında olan olaylara odaklanmalılardır.   

Birisi futbol izlemede “daha iyi” olmak, yani “tam olarak neler olduğunu ve neden olduğunu anlamak” istiyorsa, yapmaları gereken ilk şey, oyunun aşamalarını ve dağılımlarını öğrenmek ve anlamaktır, diyebilirim. Bu, oyunu zihninizde farklı bir şekilde görselleştirmenize izin verecektir. Oyunun aşamaları derken, şu standart dört aşamayı kastediyorum: top hakimiyeti esnasında ve topsuz alanlardaki pozisyonlar, hücumdan savunmaya geçiş ve savunmadan hücuma geçiş.  Bu dört aşamanın tümü daha da bölümlere ayrılabilir ve ardından her iki takımın da bu aşamalara olan yaklaşımını analiz etmek size kalmıştır.  

Top hakimiyeti aşamasını örnek olarak alırsak: Öncelikle sahanın yatay olarak üç bölüme ayrıldığını hayal edin. Bu bölümlere tipik olarak oyun kurma aşamasının gerçekleştirildiği kısım, ilerleme aşaması yani orta saha ve son üçlünün yer aldığı kısım, diyebiliriz. Şimdi takımın, sahanın bu alanlarının her birinde nasıl ilerlediğine bakabiliriz. Hücum yaparken kaleciden kısa pas istiyorlar mı? Savunma hattını atlayıp doğrudan gol girişiminde mi bulunuyorlar? Orta sahaya geldiklerinde, diğer oyunculara çalım atarak direkt olarak ilerleme eğilimindeler mi yoksa kanatlara saldırıp top hakimiyetini sürdürebiliyorlar mı?  Son üçlüde, merkez bölgelerine aşırı mı yükleniyorlar veya kombinasyonlarla mı oynuyorlar? Ya da topu geniş bir bölgeden alıp çok fazla orta açmaya mı çalışıyorlar?  Sadece oyunu bir bütün olarak izlemek yerine oyuna farklı, daha küçük resimlerle bakabildiğinizde, her takımın gerçekte ne yapmaya çalıştığını “analiz etmek” çok daha kolay olacaktır. Aynı şey daha önce bahsedilen diğer aşamalar için de geçerlidir.   

Tıpkı, gerçekten de herhangi bir şeyde olduğu gibi, çaba gösterirseniz sonuç alırsınız. Bu yüzden, maçı izlerken olan bitenleri daha kapsamlı anlayarak analiz etmek isteyenlere internet üzerinde oyun modellerinden bazı örnekler bulmayı ve bunların üzerinden geçmeyi öneririm. Bu yöntemle, bir takımın her aşamada oyuncuların hareketlerine rehberlik etmek için kullanabileceği çeşitli ilkeleri ve diğer alt ilkeleri görebilirsiniz. 

Bu sohbet Ryan O’Hanlon ile Eric Laurie arasında geçmiş olup Substack’te yayınlanmıştır. Orijinal metin için tıklayınız.

Leave a Reply

Your email address will not be published. Required fields are marked *