Valentin Rosier

Bu sezon Portekiz’den birçok oyuncu ülkemize yazıldı. Bunun ekonomik boyutundan başlarsak, Portekiz’de oyuncuların aldıkları maaş oldukça az, bir de bunun üstüne Portekiz’de artırılan vergi yüzdesi oyuncuların Portekiz’den ayrılmak istemesine neden oldu. Bir de işin üretim kısmı var. Büyük takımların altyapısı küçük dediğimiz takımlara oyuncu gönderirken, küçük takımlar da yaptığı transferleri parlatıp büyük takımlara parlatabiliyor. Tıpkı, Sporting’in Bruno Tabata’nın bonservisinin yarısnı 5M € karşılığında satın alması, ya da Chiquinho’nun Benfica’dan Moreirense’ye gittikten sonra orada gösterdiği performansı sonrası Benfica’ya geri dönüşü bu dediklerime örnek.

Thierry Correira da Sporting’in müthiş altyapısına bir başka örnek. 4 maç oynadıktan sonra 12 M € karşılığında Valencia’ya transfer oldu. Beşiktaş’ın yeni transferi Valentin Rosier de Correira’nın yerini doldurmak için 5 M € + daha önce raporunu yazdığım Mame Balde karşılığında Dijon’dan Sporting’e transfer oldu. Sağ bek mevkisinde görev yapan Rosier, geçen sezon ne gol ya da asist katkısı verebildi. Pedro Porro’nun gelişi, Ristovski ve Gaspar’ın varlığı, Rosier’i dördüncü alternatif yapıyor. Oyuncu geçen sezon dokuzu Liga Nos, beşi Avrupa Lig’i olmak üzere toplam 14 maça çıktı. Fransız sağ bek 175 cm boyunda 70 kilogram ağırlığında 1996 doğumludur. Şimdi oyuncunun transfer ve milli takım geçmişi ile oyuncu performansına bakalım.

Valentin Rosier’in kendi mevkisindeki oyunculara kıyasla iyi yaptığı bazı veriler var elimizde. Fakat bunu gözlemlerimle beraber açıklayacağım çünkü örneğin, Rosier’in hava topu kazanma yüzdesi %88. Buradan oyuncunun hava toplarında iyi olduğu sonucu çıksa da aslında öyle değil. Rosier’in kazandığı savunma mücadele yüzdesi, maç başına attığı ara pas verisi, maç başına stop sürme verisi gözlemlerle örtüşüyor.

Özel veri aracımız sayesinde Valentin Rosier’in ait olduğu kümeler grafiğini öğrenebiliyoruz. Daha çok Benjamin Henrichs tipinde olan Rosier’in, ait olduğu kümenin oyuncularıyla çeşitli verilerde kıyaslandığı görsel aşağıda mevcut durumda. Bu verilerde Rosier’in bu kümeye göre iyi yaptığı işlerde öne çıkan, maç başına top sürme verisi, savunma mücadelesi ve penaltı bölgesine attığı paslar. Geride olduğu konular ise yapılan ortalardaki başarısı, maç başına yaptığı pas arası ve maç başına topa müdahalelerde bu kümeye göre oldukça geride.

Transfer Geçmişi

SezonNeredenNereyeTransfer Tipi
15/16Rodez AF BRodez AF
16/17Rodez AF DıjonBedelsiz
19/20DijonSporting5 M €

Oyuncu Performansı

KulüpMaçGolAsist
Dijon607
Sporting17

Milli Takım Geçmişi

Milli TakımMaçGolAsist
Fransa U217

Oynadığı Pozisyon

Şimdi Valentin Rosier’i FA Four Corner modeli ile inceleyeceğiz.

Fiziksel Özellikler

Fiziksel görünümünden başlamak gerekirse 175 cm boyunda 70 kg ağırlığında olan Fransız sağ bek, hacim olarak çok yer kaplamayan bir oyuncu. Atletik bir oyuncu olduğunu düşündüğüm Rosier fiziksel yeterlilik anlamında Beşiktaş’ın ihtiyaçlarını karşılayabilecek ölçüde.

Rosier’in fiziksel özelliklerinde öne çıkan yönü bence hızı. Savunma anlamında rakip oyuncudan kurtulsa bile, Rosier hızıyla rakibini çok çabuk bir şekilde tekrar yakalıyor. Topluyken çok fazla driplingi denemese de topsuz alanda hem hücumda hızıyla boşlukları değerlendiriyor hem de savunmada etkili olabiliyor.

Bir diğer pozitif yanı ise çevik bir oyuncu olması. Sporting hücuma çıkarken ön alanda karşılaştığı baskıyı Rosier’in hızı ve çabukluğuyla kırıyor. Çizgiye aldığı topları merkeze doğru sürerek kullanmayı tercih eden Rosier genellikle bunda başarılı oluyor.

Zaman zaman kullanıldığı çakılı bek gibi kullanılsa da genellikle hücuma katkı veren bir bek. Çizgiyi boydan boya kullanan bir oyuncu değil Rosier. Rakip ceza sahası hizasının ilerisine geçmeyi, yani çizgiye inmeyi çok tercih etmiyor. Genel anlamda doksan dakikaya enerjisini yayan, git gel de fazla sıkıntı çekmeyen bir bek Valentin Rosier.

Görüntü olarak küçük olsa da güç noktasında gayet yeterli. Mental özellikleri, top kapma yeteneği, hızı ve gücü doğrultusunda savunmada gayet başarılı bir profil çiziyor Valentin Rosier.

İlgimi çeken bir başka nokta kornerlerde kısa boyuna eşleşmelerde rakip stoperlerle eşleşiyor. Anlık konsantrasyon kayıpları yaşamadığı takdirde genel anlamda eşleşmelerde başarılı gözüküyor.

Rosier’in sakatlık geçmişi de var. Biri sekiz aydan bilek sakatlığı, diğeri iki aydan ayak sakatlığı, diğeri de altı aydan ayak parmağı sakatlığı olmak üzere toplamda yaklaşık 16 aydan üç ayrı sakatlığı mevcut oyuncunun. Sağ bek ihtiyacının oldukça önemli olduğu aşamada Rosier tercihi bence tartışmalı.

Toparlamak gerekirse, fiziksel özellikleri gayet yeterli seviyede Valentin Rosier’in. Kontra atağı benimsemiş takımlara karşı hem geriye dönmekte hızlı oluşu, doksan dakikaya yayılan enerjisi, rakiplerin çalım denemelerine karşı gösterdiği reaksiyon ve çevikliği Beşiktaş’a hem hücumda hem de savunmada katkı sağlayacaktır.

Teknik Özellikler

Teknik özelliklere girmeden önce, Beşiktaş’ın ihtiyacı olan sağ bek profilinden bahsetmek istiyorum. Sadece oyuncu özelliklerinden yürümek bence hata olacaktır. Beşiktaş’ın şu an arka dörtlüsü oldukça savunma ağırlıklı. Sağ beke transfer olacak oyuncunun hücuma vereceği katkının yüksek olması gerektiği kanaatindeyim. Bunu çeşitli şekillerde ortaya koyabilir. Gerek ribaund toplayabilen gerek skor katkısı üzerinden olabilir. Bunlarda Rosier’in çok başarılı olacağını düşünmüyorum. Fakat, rakip merkezi kapattığı zaman, hücuma çıkarken Rosier bir opsiyon olabilir. Gerek çizgiden, çizgiye paralel attığı uzun paslar, gerekse merkeze doğru adam eksilterek taşıdığı toplar Beşiktaş’a bu noktada katkı verecektir.

Genel olarak ve bu beş veride Rosier’in geçen sezon Gökhan Gönül’ün gerisinde olduğu gözüküyor. Profil olarak da zaten aynı profilde oyuncular değil bence. Çok hücum odaklı bir bek olduğu algısı var fakat ben çok katılmıyorum. Hatta zaman zaman üçüncü bir stoper gibi kullanıldığı maçlar da var. Sol tarafta Borja’nın oynadığı maçlarda savunma ikilisi daha çok sola yaklaşıp Borja’nın savunma zafiyetlerini kapatmaya çalışırken, Rosier’in hücuma katılmadığı ve merkeze kaydığı maçları mevcut. Bu demek değildir ki Rosier savunmacı bir bek ya da hücuma katkı vermiyor ya da Beşiktaş’ta da aynı şekilde kullanılacak. Kısaca, oyunun iki yönünü de dengeli oynayabilen bir profil Rosier. Konudan fazla kopmadan devam edeyim, oyuncu savunmadan dripling yaparak çıkabilen bir oyuncu. Maç başına top sürme verisi bunu destekliyor fakat bunu her pozisyon denemiyor. Maç başına denediği öne pası ya da üçüncü bölgeye attığı pasları genellikle çizgiye paralel şekilde yolluyor. Orta yapmayı çok tercih etmeyen Rosier’in %10’luk başarısı, neden bunu tercih etmediğini gösteriyor.

Valentin Rosier’in top kapma yeteneğine de değinmek lazım. Yatarak yaptığı müdahalelerde oldukça başarılı bir isim Rosier. Hamle zamanlamasındaki başarısı ile rakip topu dürttüğü anda vücuduyla rakiple topun arasına girmekte oldukça iyi. Rakibine yakın oynamayı tercih ediyor Rosier, çünkü dar alanda oldukça seri olması rakibine karşı avantaj oluşturuyor.

Pas yeteneğini şöyle açıklayabilirim, kısa ve orta mesafeli paslarda oldukça başarılı uzun paslarda ise biraz daha isabet yüzdesi düşüyor. Genelde zoru çok deneyen bir oyuncu değil pas konusunda kısa pasları, basit oynamayı genelde tercih ediyor.

Topla olan ilişkisi de gayet iyi olan Fransız sağ bek, zaman zaman ilk dokunuşlarda topu ayağından açabiliyor. Hızı ve gösterdiği çabuk reaksiyon ile bu açığı kapattığını düşünüyorum.

Genel anlamda Rosier’in Beşiktaş’ta hücumcu bir bek olarak kullanılacağını düşünüyorum. Neler yapabileceğini hep beraber göreceğimiz Rosier’in bir şeyler katacağı ortada fakat bu istenilen düzeyde olur mu emin değilim.

Mental Özellikler

Daha önce izlediğim maçları tekrar izlediğim için hafızam çok taze. Lask Linz deplasmanında erken yenilen golde marke ettiği stoper topu ağlarla buluşturdu. Üzerine ikinci golü penaltıdan yiyen Sporting bir de kırmızı kart görmüştü. Burada dikkatimi çeken şey Rosier ilk dakikadan son dakikaya adeta mekik dokudu. Mental anlamda en çok göze çarpan şey kesinlikle Valentin Rosier’in çalışkanlığı.

Zaman zaman agresiflik tavırlar sergilese de önemli bir vukuatı yok Rosier’in. Anlık konsantrasyon kayıpları yaşayan bir oyuncu Rosier. Aynı örnek olacak ama Lask’ın stoperini marke ederken bir anlık uyumayla topu ağlarla buluşmasına sebep olmuştu.

Karar verme mekanizması iyi olan Rosier, genelde kısa ve basit pasları tercih ediyor demiştim. Rakibin önde baskısından top sürerek çıkmaya çalıştığı pozisyonlarda nadirde olsa kaptırdığı toplar sorun yaratabiliyor.

Sezgilerine güvendiğim bir oyuncu Rosier. Pasın nereden ne şekilde atılacağını anlayıp ona göre pozisyon alması ve buna pas arası yapması bence değerli.

Rakibe göre iyi pozisyon alan, çevre kontrolü iyi olması, savunmaya büyük artı kazandırıyor. Rosier savunma kaymasını çok iyi yapan bir bek ve ters kademelerde çok başarılı bulduğum bir oyuncu, Nerede ne yapması gerektiğini bilen basit oynamaya çalışan, çalışkan bir kısaca Rosier. Fiziksel ve teknik özelliklerde olduğu gibi mental özelliklerde de sınıfı geçiyor.

Sosyal Özellikler

Sanırım Rosier için sıkıntılı tek köşemiz burası diyebilirim. Öncelikle sosyal medyasından bahsetmek istiyorum. Twitter’da yapılan yorumlara karşılık veren Rosier insanları takip ettiğini gösteriyor. Bence ülkemizde en çok sıkıntı yaşayacağı nokta bu olur.

Rosier’in sosyal medya sayfalarına giren herhangi bir kişi oyuncunun futbolcu olduğunu tahmin edemez diye düşünüyorum. Genellikle tarzına çok özen gösteren bir oyuncu Rosier. Hatta, stille alakalı bir youtube kanalının da konuğu olmuş bir bölümde. Takım arkadaşlarıyla saha içindeki uyumu, iletişimi bize iyi şeyler verse de kafasının futbolda olmadığını varsaydığım için bu köşe oyuncuya eksi yazar bence.

Bir de eklemek istediğim bir nokta var. Ülkemizde çok büyük sorun teşkil edeceğini düşünüyorum. Yaklaşık bir ay önce Rosier haberleri çıktığında oyuncuyu kısaca tanıttığım yazıda Sporting taraftarları oyuncuyu baya kötülemişti. Rosier’in sosyal medyayı sık kullanması ve bu tip yazılarla karşılaşması da oyuncunun performansını illa ki etkilemiştir diye düşünüyorum. Kısaca, saha içinde uyumlu olsa da saha dışında futbola çok odaklı olmadığını düşündüğüm için Rosier bu köşede sınıfta kaldı diyebilirim.

Genel Değerlendirme

Rosier’i FA Four Corner modeliyle ve özel veri aracımız ile değerlendirmeye çalıştım. Teknik ve mental yönden yeterli bulduğum, sosyal açıdan ise eksik bulduğum, Rosier’in Beşiktaş’a belirli noktalarda artılar katacağı aşikar ama istenilen düzeyde olur mu emin değilim. Fiziksel özellikler açısından iyi olsa da sakatlık geçmişi sıkıntı yaratabilir. Sporting’te tutunamasa da Dijon’dan oyuncuyu Sporting’e taşıyan bir performans var ortada. Tekrar bu performansı bulabilmesi için Beşiktaş’ta uygun bir ortam olmasa da bu bölgede alternatifsiz olması Rosier için büyük avantaj. Toparlamak gerekirse, Rosier için düşüncelerim, yetenekli bir oyuncu fakat mental açıdan eksik olması sebebiyle şüphelerimin olduğu. Umarım yanılırım ve Beşiktaş’a oldukça faydalı olur.

Leave a Reply

Your email address will not be published. Required fields are marked *